Sokobanja
Güneydoğu Sırbistan'ın orta kesiminde yer alan Sokobanja, Belgrad'a 230 km, Niş'e 60 km uzaklıktadır. Kuzeyde Rtanj, güneyde Ozren, güneydoğuda Devica, doğuda Slemen ve batıda Bukovik Dağları ile sınırlandırılmıştır.
Moravitsa Nehri, vadinin batı kesiminde Bovan Geçidi’ni inşa eden Sokobanja’dan geçer. Bölge, iklimsel bir sağlık tesisidir. Sokobanja’nın en önemli özelliği, sahip olduğu oksijen miktarıdır. Negatif iyonlar bakımından çok zengin olan havası ve doğal kaplıca özellikleri taşıyan iklimi ile, Sokobanja, Balkan’ların en temiz havasına sahiptir.
Roma döneminde bile bilinen bu kaplıcalar, Türkler arasında da yaygın olarak biliniyormuş.
Osmanlı Devleti, 1398 yılında Sokobanja’yı ele geçirmiş fakat daha sonra 1690 ve 1737’de olmak üzere iki kez Avusturyalılara kaybetmiş, tekrar hemen sonrasında ise İmparatorluğun himayesine geri katmışlardır.
O zamanlar büyük ve canlı bir yer olan Sokobanja, 1833’te Osmanlı Devleti’nin egemenliğinden kurtulana kadar büyük bir yerleşim yeri olarak varlığını sürdürmüştür. Şehir, bunun sonrasında değişime uğramış, kaplıcalar yenilenmiş, Türk Hamamları ise yerini, termal maden kaynakları olarak kullanılan rehabilitasyon merkezlerine bırakmışlardır.
Hatta ve hatta dönemin Sırp liderleri Prens Miloš ve daha sonrasında Prens Mihajlo kaplıcanın düzenlemesiyle bizzat ilgilenmişlerdir. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Sokobanja daha aktif bir şekilde gelişmiş ve bugün yıl boyunca çok sayıda turist çeken bir merkez haline gelmiştir.
Sokobanja’nın çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan altı termo-mineral kaynağı, aynı zamanda dinlenme ve rekreasyon için kullanılırken, Sokobanja’da kaldığınız süre boyunca, el değmemiş doğanın tadını çıkarabilir ve Moravica nehrinin kaynağı olan Lepterija, Seselačka mağarası, Bovansko gölü, Vrmdžansko gölü, Rtanj dağı, Orta Çağ kasabası Sokograd gibi çok sayıda gezi yerini ve eski Türk hamamlarını ziyaret edebilirsiniz.
Şehrin merkezinde, sezon boyunca kültürel etkinliklerin de merkezi olan, güzel düzenlenmiş mermer gezme alanının tadını çıkartacak ve kafe, pizzacı, pastane, fast food dükkanlarının yanı sıra hediyelik eşya dükkanları ve çocuk oyuncakları da sizleri bekliyor olacaktır. Meydanın yanında, Sincaplar ev sahipliği yaptığı bir park bulacak ve bu parkın içinde, doğal suların inhalasyon için kullanılan inhalerden, kendinize dilediğiniz kadar şifalı su alabileceksiniz. Elverişli iklimi, termomineral kaynakların zenginliği ve Şehrin, kültürel ve tarihi gelenekleri, her yıl daha fazla turist çeken ana etkenlerin başında gelmektedir. Sokobanja, bugün Sırbistan’ın en çok ziyaret edilen turistik yerlerinden biridir.
Lepterija, Sokobanja’nın en çok ziyaret edilen ve en ünlü piknik alanıdır. Asfalt yol veya peyzajlı orman yollarıyla ulaşılabilen Lepterija’ya yürüyüş, yeşillikler açısından zengin ve güzel manzaralardan geçer. Bu yol üzerinde, Moravica nehrinin kıyısında bulunan ve doğada öğle yemeği ya da yürüyüş sırasında kahve molası için ideal yerler bulabilir ve yine nehrin yanında bulunan barbekü ve diğer spesiyaliteleri yapabileceğiniz noktalarda dinlenebilirsiniz.
Lepterija’da iki kaynak (sıcak ve soğuk su) vardır. Tesis, olağanüstü özelliklere ve mükemmel bir manzaraya sahip olup, yasalarla korunmaktadır. Lepterija piknik alanına giden yol, sağdaki sapaktan devam edilince Aziz Mary Kilisesi’ne çıkar.
Kilise, piknik alanının hemen yakınında yer alır ve yürüyerek ulaşılabilir. 14. Yüzyılda yıkılan eski bir kilisenin temelleri üzerine yakın zamanda tekrar inşa edilen kilise, 21 Eylül’de kutlanan Tanrı’nın En Kutsal Annesi’nin doğumuna adanmıştır.
Devam edilince, Moravica Nehri üzerinde varacağınız ahşap köprü, Tanrı’nın Annesi olarak bilinen doğal bir fenomene giden yola çıkar. Kayadaki oyuk, çocuğu olan bir anne şeklindedir ve inanışa göre, Romalılardan kaçan ‘Tanrı’nın Annesi’, Mesih kollarındayken o kayanın içine saklanmıştır.
Dağ ve piknik alanı Ozren
Ozren, zirvesi deniz seviyesinden 1118 m yükseklikte olan Sokobanja’nın üzerinde bir dağdır. Sokobanja’dan Ozren’e giden yol yaklaşık 5 km uzunluğundadır. Bu dağda iki hastane vardır. Biri, rakım ve çam ormanları sayesinde, akciğer hastalıklarının tedavisi için kullanılmaktadır. Diğeri ise, yeşilliklerin bolluğunun etki ettiği ve elverişli rüzgarların tedaviyi hızlandırdığı, göz hastalıklarının tedavisi için kullanılmaktadır.
Biri Göz Hastanesinin yanında, diğeri ise balık göletinin yanında olmak üzere Ozren’de iki piknik alanı vardır. Peyzajlı parkı, masaları, bankları ile çok keyifli ve huzurlu bir ortam sunan alanın yanında, birkaç kafe ve park alanları da mevcuttur.
Sokograd, Moravica(Moravitsa) Nehri Geçidi’nde, Lepterija Beldesi tarafından korunan, ekolojik bir yerleşim alanıdır. Tahkimat, bölgenin Romalılar tarafından fethi sırasında (MÖ 1. yüzyıl) inşa edilmiştir.Daha sonra bu bölgedeki çalkantılı tarihi olaylar sırasında bile önemini yitirmeyen yerleşim alanı, iki bölümden oluşur: aşağı ve yukarı şehir.
Aşağı şehir, savunma kuleleri duvarlarına, toplar için deliklerin olduğu yüksek bir koruyucu duvara ve bunun yanı sıra, bir de büyük bir su deposuna sahiptir. Yukarı şehir ise, üzerinde iki tane kubbe bulunan beşgen bir şekile sahiptir. Şehrin kendisi kısmen restore edilmiştir ve devlet koruması altına alınmıştır. Sokograd, yapısı ve zengin tarihi ile ulusal öneme sahip bir kültür anıtıdır.
Sırbistan’ın en büyük ve en güzel şelalelerinden biri olan Ripaljka, Grudno piknik alanına yaklaşık 200 metre mesafede bulunmaktadır.
Bu şelale, toplayan şelale tipindedir ve 1948’de kanunla koruma altına alınmıştır. Doğrudan Gradašnica nehrinin kaynağında bulunmaktadır.
Şelale, adını bu alanda zıplamak yerine sık sık söylenen (ripa – atlama / zıplama anlamına gelir) Ripa kelimesinden almıştır.
Moravica nehrinin kaynağı Knjaževac yolu üzerinde, Sokobanja’ya 15 km uzaklıktadır.Bu, olağanüstü bir doğal fenomendir, çünkü nehir, nehir yatağının dibinden püsküren ve kolayca görülemeyen birkaç kaynaktan ortaya çıkmaktadır.
Etrafında, dinlenmek ve barbekü hazırlamak için veya yerel bir göletten alabalık yakalamak için banklar ve masalar vardır. Kış boyunca yağan karların, ana kaynak üzerinde erimesinden sonraki dönemde, suyun basitçe fışkırdığı ikincil kaynaklarla bu doğal kaynaklar birleşmektedir.
Yaz döneminde ise, bu ikincil kaynaklar kurur ve yol Vrelska mağarasına çıkar. Kaynağa 300m mesafede bulunan mağara, ulaşım konusunda bir sorun ve potansiyel bir tehlike oluşturmaktadır çünkü mağaranın kendisi güvenli değildir ve turistlerin girmesi tavsiye edilmez.
Bovan Gölü, Aleksinac yönünden Sokobanja’nın girişinde bulunmaktadır. 10 km uzunluğunda, maksimum 30 m derinliği olan yapay bir göldür.
Balık bakımından zengindir, olta balıkçılığı için gerçek bir zevk ve kampçılar için gerçek bir cennettir. Yüzmek için de düzenlenmiş yerleri mevcuttur. Komşu Aleksinac’ın su temini için bir birikim olduğu için motorlu teknelere binmek yasaktır.
Ancak, sevenleri için, kürek ve pedallı bot kullanımına müsaittir. Bovan Yelken Yarışları ile ünlü olan Göl, Nisan ve Eylül aylarında farklı aktiviteler için tam anlamıyla ziyaretçi akınına uğramaktadır.
Sesalačka mağarası
Mağara, 200 m uzunluğunda, aydınlatılmış ve bol miktarda mağara takılarıyla doludur. İçinden Ponornica Nehri akar.
Mağaranın etrafındaki alan geziler için düzenlenmiştir – çeşme, birkaç bank, dinlenmeniz için masalar ve yağıştan korunmak adına çatılarla dizayn edilmiştir.
Buraya yaratılan yapay göl ile, sıcak yaz günlerinde yüzme imkanına sahip olabilir, ceviz ağaçlarının gölgelerinden yararlanıp barbekü keyfi yapabilirsiniz.
Rtanj, Doğu Sırbistan’da Sokobanja yakınlarında bulunan bir dağdır.En yüksek zirvesi Šiljak’tır (1.565 m). En belirgin fiziksel özelliği ise, mükemmel görünen dağ sırtının tepesindeki konik şeklidir.Dağın kuzey tarafı ormanlar ve çalılarla kaplıdır, otokton bitki türleri ve bol miktarda içme suyu kaynağı ile doludur.
Rtanj ile ilgili uzun zamandır çeşitli efsaneler var. Dağ, her zaman çevresinde yaşayan insanların ilgisini çekmeyi başarmıştır. Siljak zirvesinin yamaçları, sadece bu yerde yetişen endemik bitkilerle kaplıdır ve bu bitkilerin iyileştirici özellikleri hakkında zaten gerçek yaşanmışlıklar mevcuttur.
Bununla birlikte, son yıllarda bazı araştırmacılar, modern teknolojinin yardımıyla, sıradan bir doğa yapısı gibi duran, ancak binlerce yıl önce insan eliyle yapıldığı tahmin edilen, çok garip geometrik şekilli, tam olarak tanımlanamayan yapıları keşfetmişlerdir.
Rtanj’ın bir dağ mı yoksa uzun zaman önce oluşturulmuş bir piramit mi olduğu, onlarca yıldır bilim insanlarının, fizikçilerin, komplo teorisyenlerinin, gazetecilerin ve diğerlerinin ilgisini çeken bir konu olarak hala araştırılmaya devam edilmektedir. Dünyadaki birçok insanın dünyanın sonunun veya kadim Maya takvimine göre bir varoluş döngüsünün yaklaştığına inandığı 21 Aralık 2012 fenomeninde, Rtanj Dağı, felaketten etkilenmeyecek yerler arasında gösterilmiş, bu tarihten sonra bu mistik dağa muazzam ziyaret kaydedilmiştir. İnanışa göre, kendine özgü ve birçok yönden sıradan dağlardan farklı olduğuna dair çok fazla göstergeye sahip olan Rtanj, dünyanın sonu gelse bile bozulmadan yerinde kalacaktır.
Bunun doğru olup olmadığı yargılamak size kalmış, ancak kesin olan bir şey var – bu yerde kesinlikle sıkılmayacaksınız!
