L O A D I N G

Djavolja Varoš

Nadir bir doğa fenomeni ve Yeni Doğanın Yedi Harikası adaylarından biri olan Djavolja Varoš, Güney Sırbistan'da, Kuršumlija kasabasından çok uzak olmayan Radan dağında yer almaktadır. Djavolja Varoš, Belgrad'a 288 km, Niş'e 89 km uzaklıkta yer alırken, yapı itibariyle Türkiye’de bulunan Peri Bacaları’nı andırmaktadır.

Garip başlıkları olan, 2 ila 15 metre yüksekliğinde ve 3 metreye kadar genişleyebilen 200’den fazla taş kuleden oluşan Djavolja Varoš, ismini, Arnavutça kan anlamına gelen “gjak” kelimesinden türeyen Djake köyünden almaktadır. Köy, deniz seviyesinden 660 ve 700 metre yükseklikte bulunan iki dağın ortasında bulunmakta, iki uğursuz dağ; Djavolja (Şeytan Dağı) ve Paklena (Cehennem Dağı).

Djavolja Varoš, iki nadir doğa fenomeninden oluşmaktadır; erozyonlar sebebi ile meydana gelen peri bacaları ve yüksek mineral içerikli aşırı asitli sulardan oluşan iki yeraltı kaynağı. Mucizevi özelliklere sahip olan, son derece asitli İtovrele (Buğday kaynağı) ve Djavoljavoda (Şeytanın suyu) kaynakları, bu taş oluşumların tam karşısında yer almakta ve ortama spiritüel bir hava katmaktadır.

Dünyanın her yerinde benzer doğa oluşumları görülebilmekte, fakat bu oluşumlardan hiçbiri Djavolja Varoš kadar yüksek ve çok sayıda değildir. Bu vesile ile Yeni Doğanın Yedi Harikası seçiminde aday olan bu fenomen, kazanamamasına rağmen çok sayıda turisti kendine çekmeyi başarmaktadır.

djavolja varoš

Yüzyıllar boyunca insanlar bu yer hakkında efsaneler anlattılar. Bir efsaneye göre, bu oluşumlar aslında, şeytanın emriyle birbirleriyle evlenmek isteyen bir erkek ve kız kardeşin düğününe gelen misafirler. Tanrı, hiçbir günahın cezasız kalmayacağını hatırlatmak için orada bulunan herkesi taşa çevirerek cezalandırmış.

Diğer bir efsane göre ise,  isteklerini yapmaya söz verdikleri sürece, insanların dileklerini yerine getiren bir cadının, sözlerini yerine getirmeyen veya cadıyı kandırmaya çalışan 202 kişiyi taş heykele çevirmesiyle oluşmuş.

Ancak maalesef ki bilimin böyle bir masalımsı açıklaması yok, Djavolja Varoš erozyon sebebi ile oluşmuştu. İnsan, ormanları yok ederek suyun yıkıcı gücünün yolunu açmış, bundan sonrasını ise rüzgar, yağmur ve güneş halletmişti. Yine de bilim insanları, bazı kapakların şekillerinin diğerlerine nazaran daha değişik olmasının ve 20 ila 30 cm çapında bir tepe noktasının birkaç yüz kilogramlık bir kapağa sahip olmasının “tuhaf” olduğu konusunda hemfikirler.

Djavolja Varoš kesinlikle ziyaret edilmeye değer bir yer. Güneş ışığında oluşan, görkemli ve hafif tehditkar figürler ile geceleri dekoratif ışıkların yansımalarıyla meydana gelen mistik gölgeler, sizi kesinlikle nefessiz bırakacaklar.

 Ve yine başka bir efsaneye göre Sizler, buradaki pınarların birinden su içerseniz mutlaka geri döneceksiniz.

Niš

Sırbistan'ın üçüncü ve güney Sırbistan'ın en büyük şehri olan Niš, Balkanların en eski şehirlerinden biridir. Nišava nehri içinden aktığı şehir, Belgrad'a 237 km uzaklıkta bulunmaktadır ve yaklaşık 250.000 kişilik bir nüfusa sahiptir. Uzun tarihi boyunca Niš, birçok ülkenin idari, askeri ve ticaret merkezi olmuştur. Coğrafi konumu nedeniyle birçok fatihin hedefi olmuştur.

Şehrin antik ismi Naisus’tur.  3. yüzyılda Büyük Konstantin ve 4. yüzyılda Konstantin III gibi bazı Roma imparatorları burada doğmuştur. 313’te, Hıristiyanlara din özgürlüğü tanıyan bir belge olan ünlü Milano Fermanı da Niş’te imzalanmıştır.

Şehrin tarihi boyunca şehre en uzun süre hükmeden devlet, Osmanlı Devleti olmuştur. 1878’de Osmanlı idaresinden çıkan şehir, o zamandan beri, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sırasında kısa süreli işgallere uğrasa da, Sırbistan’a bağlı kalmıştır. Kentin mimarisi, içinde yaşayan farklı milletlerin etkisinin izlerini taşımaktadır.

1189 yılında Sırp tarihinin en önemli olaylarından olan Sırp-Alman anlaşması burada imzalanırken, Sırp İmparatorluğunun altın çağının kapanmasına sebep olan ilk toprak kaybı da yine burada gerçekleşmiştir. 1. Kosova savaşından 4 sene önce, Osmanlı İmparatorluğu’nun Padişahı Sultan Murat tarafından ele geçirilen şehir, Sırp İmparatorluğu’nun çökmesinin temeli olmuştur. 1448 yılında bölgenin tamamı Osmanlı idaresine geçtikten sonra, şehri müdafaa etmek amacıyla inşa edilen Niš Kalesi ise, hala Balkanlardaki en güzel ve en iyi korunmuş tarihi yapılardan biridir.

Niš
Niš

Avusturya-Osmanlı Savaşı sırasında dönüşümlü olarak el değiştiren Niš, ilk olarak 1804 yılında Birinci Sırp İsyanı’nda bağımsızlığını ilan etmiş, fakat isyan Osmanlı Ordusu tarafından bastırılmıştır. 1878 yılına kadar isyanlar ve savaşlarla harabeye dönen şehir, 1878 yılında dönemin Sırp Kralı Milan tarafından ele geçirilmiş ve yeni bir döneme kapılarını açmıştır.

Sırp egemenliğine geçtikten sonra hızla gelişmeye başlayan şehir, modern bir Avrupa şehri haline gelmiştir. Birinci Dünya Savaşı ile beraber Sırbistan’ın savaş başkenti olan şehir, Bulgar istilasına uğrasa da kısa sürede tekrar ele geçirilmiş ve günümüze dek Sırbistan Cumhuriyeti’ne bağlı olarak varlığını sürdürmüştür.

Bugün Niš, kültür kurumları, eğlence ve dinlenme yerleri ile büyük bir sanayi ve ticaret şehridir. 1965 yılında kurulan ve 13 fakülteye sahip olan Niš Üniversitesi, şehrin ilk üniversitesi olup, “Büyük Konstantin” havaalanı ise şehrin ilk ve tek havaalanıdır.

Şehrin başka bir önemli yapısı ise, Osmanlı Ordusu tarafından, 1718 yılında, eski ve orta çağ surları üzerine yeniden inşa edilen Niš Kalesi’dir. Günümüzde bile şehrin en popüler yerlerinden birisi olan kalenin içinde, sevgi yolları, çeşitli anıtlar, Roma ve Bizans dönemlerine ait tahkimat kalıntılarının ve dönemlerinin korunmuş kalıntıları ve şehir Osmanlı yönetimindeyken dönemin en ünlü valisi olan Malkoçoğlu Beli Beg’in adına inşa edilen cami bulunmaktadır.

Adeta eğlenmek ve rahatlamak adına tasarlanan şehir merkezinde ise, kafelerin ve restoranların bulunduğu Kazandžijskosokače caddesi, Niš’i çok seven ve onu başkent yapmaya çalışan Sırp kralı Milan Obrenović’e adanmış çok sayıda anıt ve büyük Kral Milan Meydanı, Niş halkının orada doğmuş olmasından ötürü gurur  duyduğu Büyük Konstantin Anıt’ı ve birçok farklı kültürden izler taşıyan çeşitli farklı mimarı yapı bulunmaktadır.

Sahip olduğu ruhu, farklı iç dünyası ve zengin tarihi ile Sırbistan’ın geri kalan bölgelerinden daha farklı ve egzotik bir şehir olan Niš, kesinlikle görülmeye değer.

Niš
logo-245

Lorem Ipsum is simply dummied text of the printing and typesetting industry. Lorem Ipsum has been the industry's standard dummy text ever since when an unknown printer took a galley of type and scrambled it to make a type specimen book.printing and typesetting industry It has survived not only five centuries.

  • 29 Division Pt New York, NY 10002, USA

  • +0 (321) 984 754 Give us a call

  • info@paradiserbia.com24/7 online support